Demet Akalın eşi Öner Beksenir’in Çeşme’de bir kişiyi darp ettiği iddiaları yanıtladı

 

Demet Akalın eşi Öner Beksenir’in Çeşme’de bir kişiyi darp ettiği iddiaları yanıtladı

Eşi Önder Bekensir’le boşanma konusunu da gündeme getiren Demet Akalın çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Demet Akalın Çeşme’de eşi Önder Bekensir’le birlikte yaşadığı sahne kriziyle ilgili ilk kez konuştu… “Paramız ödenmedi, biz mağduruz” diyen Demet akalın, “Önder’in organizasyonu düzenleyeni darp ettiği falan da yok” şeklinde konuştu…

Ayakligazete.com’un haberine göre, Büyükçekmece Festivali’ne katılan Demet Akalın, eşi Önder Bekensir’le boşanma konusuna da açıklık getirdi. Seksi şarkıcı, “Bu avukatların yapmış olduğu bir şey. Boşanırken böyle şeyler yapmak gerekiyormuş… Ama hata bende. Geri çektim davamı” dedi..

demet_6.jpg

“PROGRAM YAYINDAN KALMADI GÜNÜ DEĞİŞTİ”
Show TV’de yayınlanan programının yayından kalkmadığını Pazar günleri yayınlanmaya başlayacağını söyleyen Demet Akalın, “Programı para için yapıyorum. Ben bugün varım yarın yokum. Bu yüzden para için hayatımın özel yanlarını yansıtıyorum. Beni eleştirenler de zeki olsunlar yapsınlar” dedi.
Başındaki tacı gay bir arkadaşından aldığını söyleyen Demet Akalın “Ben gayleri severim. Çok gay arkadaşım var. Üstelik gaylerin de prensesi var.” şeklinde konuştu…

BU MAĞAZA SADECE GAY, TRAVESTİ VE TRANSEKSÜELLERE HİZMET VERİYOR

Piyasadaki bİr boşluğu gören cesaretçi girişimci Türkan Ersan, bu kesime uygun ayakkabılar satan bir mağaza açtı. Sırada bir de giysi ve iç çamaşırı markası var.

Genellikle travestiler, transseksüeller, eşcinseller üçüncü sayfa haberleriyle gündemimize kısa süreliğine girerler. Ya darp edilirler ya bir cinayete kurban giderler ya da mahalleli toplanıp “mahallemizde onları istemiyoruz” eylemi yapar.
Bu haber biraz farklı… Bu kez hep horlanan, bir o kadar da merakla izlenen travestilere, transseksüellere, eşcinsellere hizmet vermek üzere açılan bir ayakkabı mağazasından bahsedeceğiz. İstiklal Caddesi’nde bir handa açılan Rouge bu kesime hizmet vermek üzere açıldı. Açılır açılmaz da hızla aslında nasıl da büyük bir boşluğu doldurduğu ortaya çıktı.
Farklı cinsel yönelimleri olanların tek problemleri insanların onları kabul etmemesi, dışlaması değil. Aynı zamanda kıyafet bulma güçlüğü de çekiyorlar. Standart kadın bedenlerine göre üretilen ayakkabılar, giysiler doğal olarak onların bedenlerine uymuyor. Onlar da daha çok özel yapım ya da kesip biçerek bedenlerine uygun giysi edinme yolunu seçiyorlar.
Ayrıca biz “normallere” göre biçimlendirilmiş sosyal kuralları aşmak, yine bizlere göre oluşturulmuş mağazalara girmek, meraklı ve suçlayan gözlerin hapsinde alışveriş yapmak hiç de kolay değil.
Cesaretli girişimci Türkan Ersan’a böyle bir yer açmaya nasıl karar verdiniz diye soruyoruz:
“-Biz 30 yıldır ayakkabı üretiyoruz. Daha doğrusu eşim bu sektörün içinde. Böyle bir eksiklik gördük. Mağazalarda kadın ayakkabıları en çok 40 numaraya kadar vardır. Sonra toptancı müşterilerimizle de konuştuk, onlar da bize hak verdi. Ve dört ay önce bu dükkânı açtım. Henüz yeniyiz ama her gün müşterilerimiz biraz daha artıyor.”
Türkan Hanım hemen bir iyi haber daha veriyor: “Bir ay içinde bir de giysi ve iç çamaşırı markasını satışa sunacağız.” Rouge Shoes’un müşteri kitlesini; transseksüeller, travestiler, drug queen’ler, cd’ler (Gündüz erkek giysileri giyip, normal işte çalışan ama kendilerine ait zamanlarda kadın giysileri giyen erkekler), gey’ler ve aynı zamanda büyük ayakları olan kadınlar oluşturuyor. Rouge Shoes’da ayakkabı numaraları 40’tan başlıyor.
Modelleri belirlerken önce kendi beğenilerine göre seçim yapmış Türkan Hanım. Fakat müşteri sayısı arttıkça, onlardan da fikir alarak ayakkabı modellerini değiştirmiş. Örneğin topuklar biraz daha kısaltılmış. Gündelik modeller, babetler eklenmiş ürün konseptine…
Rouge’un fiyatları da gayet uygun. Ayakkabı fiyatları 80-225 lira arasında değişiyor. Mağazanın tanıtımı için interneti kullanmış Türkan Hanım. Travestilerin, gey’lerin, transseksüellerin yoğun olarak girdikleri sitelere reklam vermiş. Hatta görüntülü görüşme yapıp sattığı ayakkabıları müşterilere göstermiş. Sonuç tam isabet. Kulaktan kulağa yayılmış Rouge. Türkan Hanım bu ilgiyi normal buluyor: “Çünkü gerçekten onlar için büyük ihtiyaçtı. Bir de alışveriş ederken rahat edemiyorlar. Satış elemanları kötü davranıyor, diğer müşteriler bakıyor. Burada öyle bir durum yok.”
Bu mağazayı açarken hiç çekinmediğini söyleyen Türkan Hanım, henüz tanıştığı kesimle iyi anlaşıyor. “Zaman zaman biraz şaşırıyorum hâllerine. Herhalde ben de alışacağım yavaş yavaş ” diyor. Darısı hepimizin başına…

Türkiye eşcinsel evliliğe karşı

izlanda Başbakanı Johanna Sigurdardottir, meclisin ülkedeki eşcinsellere evlenme izni veren yasayı onaylamasından sonra, uzun zamandan bu yana birlikte yaşadığı kız arkadaşı Jonina Leosdottir ile evlendi. 66 yaşındaki Sigurdardottir, Avrupa’da da eşcinselliğini açıkça kabul eden ilk başbakan sıfatını taşıyor.

Başbakanın bu evliliğiyle yeniden alevlenen eşcinsellik tartışmalarına Türk halkı nasıl bakıyor?

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği’nin (CİSED) bu konudaki araştırmasından çıkan sonuç, toplumumuzun henüz böyle bir olaya hazır olmadığını destekler nitelikte.

“Eşcinsel evliliğe ülkemizde izin verilmeli midir?” sorusuna katılımcıların % 8’i “evet”, %86’ı “hayır” ve %6’ı ise “fikrim yok” yanıtı verdi.

Daha çok internet üzerinden yapılan anket çalışmasına katılan 5000 kişinin %54’ünü erkekler, %34’ünü kadınlar, %12’sini ise eşcinsel, biseksüel, travesti veya transeksüeller oluşturdu.

Bu evliliği medyanın en az heteroseksüel evlilikler gibi normal bir durum olarak sunması, toplum ruh sağlığı açısından sakıncalar doğurabilir diyen CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe, bu tip yayınların çocukların ve gençlerin kafasını karıştırabilceğini dile getirdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Avrupa yasalarının ülkelerin eşcinsel evliliğe izin vermesini gerektirmediğine hükmetti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Avrupa yasalarının ülkelerin eşcinsel evliliğe izin vermesini gerektirmediğine hükmetti.

Strasbourg merkezli mahkeme, Avusturyalı iki erkeğin, ülkelerinin eşcinsel evliliğe izin vermeyerek Avrupa insan hakları yasasının verdiği evlilik hakkı ve ayrımcılık yasağını çiğnediği gerekçesiyle yaptığı başvuruyu reddetti. 47 üyeli Avrupa Konseyi’nin bir parçası olan mahkemenin kararları bağlayıcı nitelik yaşıyor. Mahkemenin gerekçeli kararında “Mahkeme, Avrupa Konseyi ülkeler arasında eşcinsel evlilik konusunda bir uzlaşma olmadığını gözlemledi. Evliliğin derin toplumsal çağrışımlarının bir toplumdan başka bir topluma farklılık göstereceğinden hareketle mahkeme bu konuda toplumların ihtiyaçlarına yanıt verecek en iyi değerlendirmeyi ulusal yetkililerin yapabileceği görüşüne vardı” ifadelerini kullandı.
AİHM, eşcinsel çiftlerin çocuk edinemeyeceği temeliyle evlenme haklarının yadsınamayacağını ancak bunun yine de üye ülkelere bu tür evliliklere izin verme yükümlülüğü getirmediğini vurguladı.

Birand’ın sunduğu 32. Gün’de soruldu: PKK içerisinde eşcinsel var mı?

PKK’da eşcinsel var mı?
 
Birand’ın sunduğu 32. Gün’de soruldu: PKK içerisinde eşcinsel var mı?
25 Haziran 2010 Cuma
 Kanal D ekranlarında yayınlanan, gazeteciler Mehmet Ali Birand ve Rıdvan Akar’ın sunduğu 32. Gün programında PKK’nın sol saldırıları ve atılan adımlar masaya yatırıldı.

11 yıl önce dağdan inen Yüksel Genç 32. Gün’de
Programın en dikkat çeken konuğu ise 11 yıl önce terör örgütü lideri Öcalan’ın talimatıyla dağdan inen gurup içerisinde yer alan Yüksel Genç’ti.

PKK içerisinde eşcinseller de var
Birand’ın PKK’nın yapısına ilişkin sorusu üzerine Genç ilginç açıklamalarda bulundu. Örgütün içerisinde her çeşit insanın bulunduğunu dile getiren, kendi döneminde örgütte eşcinsellerin de bulunduğunu aktardı.

 

http://www.boynel.com